Bu içeriğin yayın süresi 20 Haziran 2017 23:59 tarihinde sona ermiştir. Arşivlenmiş içerik güncelliğini yitirmiş olabilir.
Hedef Enerji İhraç Eden Ülke Olmak
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Berat ALBAYRAK basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği sohbet toplantısında Türkiye’nin yeni enerji ve maden politikalarını anlattı.
Yenilenebilir enerjide hedef nedir?
2016 yılında elektrik üretiminde, yerli kaynakların oranını iktidarımız dönemindeki en yüksek seviyeye, yüzde 49.3’e çıktı. Yerli kömür, hidroelektrik santraller, güneş, rüzgar, tüm bu yerel kaynaklardan üretilen enerji toplam üretimimizin içerisinde yüzde 49,3’e çıktı. İnşallah 2020’lerde, enerjimizin 3’te 2’sini yerli kaynaklarımızdan sağlamayı hedefliyoruz. 2017’de ise elektrik üretimimizde yerli kaynaklarımızın payı, yüzde 50’yi geçecek inşallah.
Yerli kömür, güneş ve rüzgarda da en az 5’er bin megavat civarı bir yatırımla biz 2023’e kadar 15 bin megavat sisteme yerli kaynaklara dayalı santrali devreye alacağız. Kömürde yeni süreci başlattık. Önümüzdeki hafta inşallah güneşte, YEKA modeli dediğimiz bin megavatlık Karapınar projesinin süreci başlayacak. İnşallah yaz bitmeden de bin megavat RES’te ihaleyi gerçekleştireceğiz.
Türkiye’nin maden rezervlerini tam olarak biliyor muyuz?
Türkiye’nin havadan görüntüleme ile jeofizik, karadan toprak numunelerinin incelenmesi ile jeokimya haritalarını çıkarıyoruz. Türkiye, Avrupa’nın on yıllar önce bitirdiği bu haritalarda çok geride. Şu ana kadar Türkiye’de bu oranlar yüzde 30. Hedef, inşallah 2020’lerin Türkiye’sinde Türkiye haritasının tamamının röntgenini, MR’ını, tomografisini çekmek. Aramacılık biraz matematik ve istatistik ile ilgili. Siz daha çok aradığınızda daha çok bulursunuz. Madencilik alanında da güçlü hedeflerimiz ve bu yönde stratejilerimiz var. MTA’da ve MİGEM’de yeniden yapılanmaya gittik, yeni bir yönetim, hakikaten çok istekli dinamik bir ekip var.
UMREK ve Karot Bankası adımı attık. Mesela geçen hafta sektör uzmanları, yurt dışından gelen uluslararası akademisyenler, Kanada, Avustralya’dan profesyonellerle bir çalıştay da yapıldı, çok başarılı geçti, çok önemliydi. Ne demek bu? Uluslararası madende raporlama sistemleri dediğimiz bir Türkiye sistemi getirdik. Türkiye’deki tüm madencilik ve aramacılık alanında ortaya konulan her bir bilgiyi uluslararası bir standarda çekiyoruz.
Şu anda madencilik sektörünün yüzde 2’sini, 3’ünü finansmandan faydalandırabiliyoruz. Neden?
Uluslararası standartlarda raporlama istiyor finans kuruluşları. Bunu da sağlayamıyor maden sektörü firmalarımız ya da yurt dışından bu raporları almak zorunda kalıyor. İşte bu uluslararası standartlarda raporlamayı sağlayacak kurum ile madencilik sektörünün büyümesinde en önemli kaldıraç olan finansal kaynaklardan faydalanmayı sağlayacağız. Bu raporlama sistemini getirerek sektörün kredibilitesini, finanse edebilirliğini, uluslararası sertifikasyon ve yatırımcıların ilgisini çekme, bunu getiriyoruz.
Bir de Karot Bankasıyla da tüm Türkiye genelinde yapılan herhangi bir sondaj sonucunu ve numunesini arşivliyoruz. Böylece bir yerde bir sondaj yapmadan önce orada daha önce yapılan sondajlarla yer altında hangi zenginliğin olduğu bilinecek. Kıymetli madenler, nadir bulunan elementler, bilmediğimiz o kadar çok yeraltı zenginliğimiz var ki. Bunlarla ilgili araştırma, bulduktan sonra inceleme, raporlama ve bir kısım madenlerin Türkiye’de ayıklanması, rafine edilmesi noktasındaki süreçleri de başlattık. 10 milyar dolar seviyesinde maden ithalatı yapıyoruz. Bu stratejiler ile ekonomik anlamda Türkiye noktasında çok önemli bir dönüşüm sürecini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.
Albayrak: bir bakmışsınız enerji ihracatçısı olmuşuz boru hatları Türkiye’ye ne kazandırır?
Boru hatları konusunda çevremizdeki tüm olası işbirliklerini değerlendiriyoruz. Bölgemizin en yoğun enerji ithal eden ülkesiyiz. Son 10 yılda ithalatımız maden ithalatı ile birlikte yaklaşık 500 milyar dolar. Bu kadar bağımlı bir ülkeyken, bu kadar büyük ithalat yapan bir ülkeden, bir de bakmışsınız Türkiye 10 sene sonra enerji ihraç eden bir ülke olmuş. Bunun için, sadece doğal kaynak noktasında rezervinizin olması gerekmiyor. Bunu başaran, doğal enerji rezervi olmayan ülkeler var. Kore’ye, Japonya’ya, Almanya’ya İtalya’ya bakın. Bu ülkelerde zengin doğal kaynaklar yok. Ama büyük enerji şirketleri, oyuncuları çıkarmış. O zaman bunun şartlarını sağlamalıyız.
Kömürde de yerli kaynaklara dikkat çekiyorsunuz. O kadar yüksek ve kaliteli rezervlerimiz var mı?
Yakın zamanda hep Afşin-Elbistan soruluyordu. Afşin-Elbistan’da bin 100 kalorilik, 3-4 milyar ton rezervden bahsediyoruz. Eski Türkiye şartları açısından bu çok önemli bir kaynaktı. Son yıllarda biz çok ciddi kömür rezervleri bulduk ve kalori değerleri 2 bin ile 3 bin 500 arasında değişiyor. Daha da buluyoruz. Bunun da en büyük sebebi ne biliyor musunuz? Arama faaliyetlerine MTA ve MİGEM ile hız verdik. 2002’de AK Parti gelene kadar yılda 30 bin küsur metre sondaj yapan bir kurumdu MTA. AK Parti dönemlerinde bakanlarımız bunu 300 bin metrelere çıkardı. Şimdi 1 milyon metre hedefi koyduk, ihaleleri yapıldı. Önümüzdeki yılları takiben, artık bunu kamu özel toplam 5-6 milyon metrelere çıkaracağız. Dünyada madencilik anlamında en gelişmiş iki ülke, Avustralya, Kanada. Bu ülkeler öncü ve yılda 6-10 milyon metre sondaj yapıyor. Yerinizin altında, üstünde ne zenginliğiniz, ne tür kıymetleriniz var bilmeniz lazım, sondajlarla bunu keşfediyorsunuz.
İlgili Birim: Genel Müdürlük
