Paleontoloji

Müzemizin birinci katı Paleontoloji dalına ayrılmıştır. Bu bölümde Ülkemizin değişik bölgelerinden derlenen ve dünyanın farklı yerlerinden hediye edilen çeşitli canlı gruplarına ait fosiller sergilenmektedir.

Geçmişte yaşamış olan hayvan ve bitkilerin taşlaşmış kalıntılarına Fosil denir. Yer bilimlerinde geçmişten günümüze fosilleri inceleyen bilim dalına Paleontoloji adı verilir. Fosilleri ilkel yapılı olanlarından başlayarak gittikçe daha gelişmiş organizmalara doğru sistematik bir sıra içinde inceler. Böylece önemli fosil grupları yerkürenin jeolojik gelişmesinin araştırılmasına ve yerkabuğunun oluşum koşullarının tespit edilmesine yardımcı olmaktadır. Jeolojik zamanlar boyunca kara ve denizlerin kapladıkları alanlar, dağılışları ve özelikleri, iklim koşulları, çökelme ortamları ve bunlara bağlı olarak gelişmiş olan sedimanter maden yatakları ile petrol ve kömür gibi önemli enerji kaynaklarının bulunduğu seviyeler Paleontoloji’nin yardımı ile araştırılır. Paleontoloji katında Omurgalı (Vertebrate), Omurgasız (Invertebrate) ve İz Fosillere ait değerli örnekler bulunmaktadır.

Elephas maximus asurus (Maraş Fili)

Percrocuta (Dinocrocuta) sp.

Omurgalılar (Vertebrate) Bölümü’nde daha çok memeli gruplarına ait fosiller ile birlikte balık, sürüngen ve kuşlara ait fosiller de sergilenmektedir. Büyük kısmı ülkemizden olmak üzere çok sayıda gergedan, zürafa, etçiller ve hortumlu memeliler gibi hayvanlara ait fosiller bulunmaktadır.

Mesosaurus brasiliensis

Yine bu bölümde kıtaların bugünkü konumlarına nasıl geldiklerini ve levha hareketlerini kanıtlayan fosil örnekleri de bulunmaktadır. Mesosaurus brasiliensis Erken Permiyen’de (299-270 milyon yıl önce) Güney Amerika’da yaşamış sucul bir sürüngendir.
Mesosaurus, Kıtaların Kayması Teorisinin en önemli kanıtlarından birisidir. Çünkü bu cinse ait fosiller bugün birbirlerinden çok uzak olan Afrika’nın Güney kısmında ve Güney Amerika’da bulunmuştur. Mesosaurus’un kıyıda yaşayan bir canlı olması bu iki kıtanın geçmişte bir arada bulunduğunun kanıtıdır. Eğer Mesosaurus Atlantik’i aşıp uzun bir yolculuk yapabilmiş olsaydı daha geniş bir alanda yayılım gösterirdi.


2007, Thomsan Higher Education ‘dan alınmıştır.

Müze projeleri kapsamında Çankırı Çorum havzasında Dev Gergedan kazı çalışmaları yapılmaktadır. Dev Gergedan’a (Baluchitherium sp.) ait alt çene, dişler ve etraf kemikleri Omurgalılar Bölümünde sergilenmektedir.

SameerPrehistorica.deviantart ‘dan alınmıştır.

Paraceratherium (Baluchitherium) sp.alt çene

Omurgasızlar (Invertebrate) Bölümü’nde tek hücrelilerden (Eozoa)  başlayarak çok hücreli (Metazoa) canlılara kadar sistematik bir sıra içerisinde devam eden omurgasız hayvanlara ait fosiller sergilenmektedir. Her çağda belirli karakteristik fosil grupları yayılım göstermiştir. Bu da içinde bulundukları tabakaların yaşlandırılması bakımından önemlidir.

Trilobit

Trilobitler, günümüzde mevcut olmamakla birlikte Kambriyen’den Permiyen’e kadar tüm denizlerde yayılım göstermiş önemli bir fosil grubudur. 10.000’den fazla trilobit çeşidi bulunmaktadır. Bunlar deniz tabanında yürüyerek veya yüzerek hareket ederlerdi.

 

Lytoceras

Sayıları oldukça fazla olan ve ölçüleri 30 cm’den 2 m ‘ye kadar değişen Ammonitler Mesozoik zamanda denizlerde yaşamışlardır. Bugünkü Ahtapot, Supya ve Mürekkepbalıklarının atasıdır. Paleontoloji kısmında sergilenen Ammonitler genelde Ankara çevresinden derlenmiştir. Bunlar yaklaşık 185 milyon yıl önce Ankara’nın deniz olduğunu gösteren en önemli kanıtlardır.

Flabellipecten

Bivalvler, iki kapaklı yumuşakçalardır. Denizlerde ve tatlı sularda yaşarlar. Sudaki partikülleri sifonları ile filtre ederek beslenirler. Ayakları ile deniz tabanında hareket ederler, kendilerini kuma gömer veya zemine sabitlerler. Pectenlerse denizde kapaklarını açıp kapayarak yüzerler.

 

Campanile

Strombus | Terebralia

Gastropodlar tek kavkıya sahip yumuşakçalardır. Oldukça hareketli olan bu sınıfın hem fosil hem de güncel türleri bivalvlere göre daha çok çeşitlenme göstermiştir. Deniz, göl ve karalarda yaşarlar fakat en çok gelişmeyi ılık denizel koşullarda göstermişlerdir.

 

Clypeaster

Derisi dikenliler olarak bilinen tüm Crinoidler ve Echinoidler denizlerde yaşarlar. Denizkestaneleri, denizlaleleri, denizyıldızları bu gruba dahildirler.

Encrinus liliiformis

Denizkestanelerinin birbirine kaynaşmış levhalardan oluşan sert kabukları vardır. Bu levhaların üzerinde dikenler gelişmiştir. İlk kez Paleosen devrinde ortaya çıkmışlardır ve günümüzde de yaşamaktadırlar. Denizlaleleri, uzun bir sap ile zemine bağlı durumdadırlar. Daha derin sularda yaşarlar. Besinlerini yayarak açtıkları daha ince dallar şeklindeki kolları ile toplarlar.

Teşhir örneklerinin dışında, Müzemiz çeşitli gruplardan 100.000 den fazla fosilin bulunduğu büyük bir arşive sahiptir. Bu arşivde MTA Genel Müdürlüğü tarafından bugüne kadar yürütülmüş olan tüm çalışmalardan elde edilen omurgalı, omurgasız ve bitki fosilleri bulunmaktadır.

 

İletişim Bilgileri

  • Adres: Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No:139 06800 Çankaya/ANKARA
  • Telefon: (0312) 201 10 00 Pbx
  • Faks      : (0312) 287 91 88
  • E-posta: mta@mta.gov.tr

              

Arama

Her Hakkı Saklıdır © MTA 2016
Anasayfa - Webmaster    Ziyaretçi Sayımız : 2.155.376

Bilimsel Dokümantasyon ve Tanıtma Dairesi