Hedef Enerji İhraç Eden Ülke Olmak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Berat ALBAYRAK basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği sohbet toplantısında Türkiye’nin yeni enerji ve maden politikalarını anlattı.

Yenilenebilir enerjide hedef nedir?

2016 yılında elektrik üretiminde, yerli kaynakların oranını iktidarımız dönemindeki en yüksek seviyeye, yüzde 49.3’e çıktı. Yerli kömür, hidroelektrik santraller, güneş, rüzgar, tüm bu yerel kaynaklardan üre­tilen enerji toplam üretimimizin içerisinde yüzde 49,3’e çıktı. İnşallah 2020’lerde, enerji­mizin 3’te 2’sini yerli kaynaklarımızdan sağla­mayı hedefliyoruz. 2017’de ise elektrik üreti­mimizde yerli kaynaklarımızın payı, yüzde 50’yi geçecek inşallah.

Yerli kömür, güneş ve rüzgarda da en az 5’er bin megavat civarı bir yatırımla biz 2023’e kadar 15 bin megavat sisteme yerli kaynaklara dayalı santrali devreye alacağız. Kömürde yeni süreci başlattık. Önümüzdeki hafta inşal­lah güneşte, YEKA modeli dediğimiz bin me­gavatlık Karapınar projesinin süreci başlaya­cak. İnşallah yaz bitmeden de bin megavat RES’te ihaleyi gerçekleştireceğiz.

Türkiye’nin maden rezervlerini tam olarak biliyor muyuz?

Türkiye’nin havadan görüntüleme ile jeofi­zik, karadan toprak numunelerinin incelenme­si ile jeokimya haritalarını çıkarıyoruz. Türki­ye, Avrupa’nın on yıllar önce bitirdiği bu hari­talarda çok geride. Şu ana kadar Türkiye’de bu oranlar yüzde 30. Hedef, inşallah 2020’lerin Türkiye’sinde Türkiye haritasının tamamının röntgenini, MR’ını, tomografisini çekmek. Ara­macılık biraz matematik ve istatistik ile ilgili. Siz daha çok aradığınızda daha çok bulursu­nuz. Madencilik alanında da güçlü hedefleri­miz ve bu yönde stratejilerimiz var. MTA’da ve MİGEM’de yeniden yapılanmaya gittik, yeni bir yönetim, hakikaten çok istekli dinamik bir ekip var.

UMREK ve Karot Bankası adımı attık. Me­sela geçen hafta sektör uzmanları, yurt dışın­dan gelen uluslararası akademisyenler, Kana­da, Avustralya’dan profesyonellerle bir çalıştay da yapıldı, çok başarılı geçti, çok önemliy­di. Ne demek bu? Uluslararası madende ra­porlama sistemleri dediğimiz bir Türkiye sis­temi getirdik. Türkiye’deki tüm madencilik ve aramacılık alanında ortaya konulan her bir bil­giyi uluslararası bir standarda çekiyoruz.

Şu anda madencilik sektörünün yüzde 2’sini, 3’ünü finansmandan faydalandırabiliyoruz. Neden?

Uluslararası standartlarda raporlama isti­yor finans kuruluşları. Bunu da sağlayamıyor maden sektörü firmalarımız ya da yurt dışın­dan bu raporları almak zorunda kalıyor. İşte bu uluslararası standartlarda raporlamayı sağ­layacak kurum ile madencilik sektörünün bü­yümesinde en önemli kaldıraç olan finansal kaynaklardan faydalanmayı sağlayacağız. Bu raporlama sistemini getirerek sektörün kredibilitesini, finanse edebilirliğini, uluslararası sertifikasyon ve yatırımcıların ilgisini çekme, bunu getiriyoruz.

Bir de Karot Bankasıyla da tüm Türkiye ge­nelinde yapılan herhangi bir sondaj sonucunu ve numunesini arşivliyoruz. Böylece bir yerde bir sondaj yapmadan önce orada daha önce yapılan sondajlarla yer altında hangi zenginli­ğin olduğu bilinecek. Kıymetli madenler, nadir bulunan elementler, bilmediğimiz o kadar çok yeraltı zenginliğimiz var ki. Bunlarla ilgili araş­tırma, bulduktan sonra inceleme, raporlama ve bir kısım madenlerin Türkiye’de ayıklanma­sı, rafine edilmesi noktasındaki süreçleri de başlattık. 10 milyar dolar seviyesinde maden ithalatı yapıyoruz. Bu stratejiler ile ekonomik anlamda Türkiye noktasında çok önemli bir dö­nüşüm sürecini gerçekleştirmeyi hedefliyo­ruz.

Albayrak: bir bakmışsınız enerji ihracatçısı olmuşuz boru hatları Türkiye’ye ne kazandırır?

Boru hatları konusunda çevremizdeki tüm olası işbirliklerini değerlendiriyoruz. Bölgemi­zin en yoğun enerji ithal eden ülkesiyiz. Son 10 yılda ithalatımız maden ithalatı ile birlikte yaklaşık 500 milyar dolar. Bu kadar bağımlı bir ülkeyken, bu kadar büyük ithalat yapan bir ül­keden, bir de bakmışsınız Türkiye 10 sene sonra enerji ihraç eden bir ülke olmuş. Bunun için, sadece doğal kaynak noktasında rezervi­nizin olması gerekmiyor. Bunu başaran, doğal enerji rezervi olmayan ülkeler var. Kore’ye, Ja­ponya’ya, Almanya’ya İtalya’ya bakın. Bu ül­kelerde zengin doğal kaynaklar yok. Ama büyük enerji şirketleri, oyuncuları çıkarmış. O zaman bunun şartlarını sağlamalıyız.

Kömürde de yerli kaynaklara dikkat çe­kiyorsunuz. O kadar yüksek ve kaliteli re­zervlerimiz var mı?

Yakın zamanda hep Afşin-Elbistan sorulu­yordu. Afşin-Elbistan’da bin 100 kalorilik, 3-4 milyar ton rezervden bahsediyoruz. Eski Tür­kiye şartları açısından bu çok önemli bir kay­naktı. Son yıllarda biz çok ciddi kömür rezerv­leri bulduk ve kalori değerleri 2 bin ile 3 bin 500 arasında değişiyor. Daha da buluyoruz. Bunun da en büyük sebebi ne biliyor musu­nuz? Arama faaliyetlerine MTA ve MİGEM ile hız verdik. 2002’de AK Parti gelene kadar yılda 30 bin küsur metre sondaj yapan bir kurumdu MTA. AK Parti dönemlerinde bakanlarımız bunu 300 bin metrelere çıkardı. Şimdi 1 mil­yon metre hedefi koyduk, ihaleleri yapıldı. Önümüzdeki yılları takiben, artık bunu kamu özel toplam 5-6 milyon metrelere çıkaracağız. Dünyada madencilik anlamında en gelişmiş iki ülke, Avustralya, Kanada. Bu ülkeler öncü ve yılda 6-10 milyon metre sondaj yapıyor. Ye­rinizin altında, üstünde ne zenginliğiniz, ne tür kıymetleriniz var bilmeniz lazım, sondajlarla bunu keşfediyorsunuz.










Yayınlanma Tarihi: 16.02.2017
İlgili Birim: Genel Müdürlük



 

İletişim Bilgileri

  • Adres: Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No:139 06800 Çankaya/ANKARA
  • Telefon: (0312) 201 10 00 Pbx
  • Faks      : (0312) 287 91 88
  • E-posta: mta@mta.gov.tr

              

Arama

Her Hakkı Saklıdır © MTA 2016
Anasayfa - Webmaster   Ziyaretçi Sayımız : 1.087.872

Bilimsel Dokümantasyon ve Tanıtma Dairesi