Metalik Madenler

YAPI TAŞLARI

Yapı taşlarının kullanım alanları ve tüketimi oldukça geniş alanlara yayılmaktadır. Başlıca tüketim alanı inşaat sektörüdür. Çoğunlukla da dış kaplama olarak kullanılmakla birlikte iç mimari tasarımlarda da kullanılmaktadır. Binaların dışında park ve bahçe düzenlemeleri ile birlikte anıt gibi büyük öneme sahip projelerde son zamanlarda çok geniş olarak kullanımına yer verilmektedir. Büyük şehirlerimizin plansız ve programsız gelişmeleri ve devamlı beton yığınları şeklindeki görünümleri ve çevre bilincinin de gelişmesiyle beton ağırlıklı seçenekler son yıllarda yerini doğal yapı taşlarına bırakmaya başlamıştır. Özellikle büyük şehirlerin hayata geçirdikleri toplum yararına kullanılan alanlarda hem doğallık kazandırmak hem de çok dayanıklı olmalarından dolayı tercih edilmektedir ve edilmelidir. Bunların dışında yine minare ve cami gibi yapılarda da yapı taşları eskiden beri kullanılmış ve yenilerinde de kullanılmaya devam edilmektedir. Özellikle ülkemizin turizm potansiyelinin anlaşılmasıyla birlikte turizm yörelerindeki turizm amaçlı otel, motel, site ve tatil köyleri gibi yatırımlarda doğal yapı taşlarının kullanımı son yıllarda büyük artışlar göstermiştir.

Bu gibi yatırımlarda doğal yapıtaşlarının kullanımı ile daha estetik bir görünüm verilmekle beraber turistlerin daha doğal ortamda tatil tercihlerine katkıda bulunulmaktadır. Turizm ülkesi olan ülkemizin bu yörelerinde doğal yapı taşlarının kullanılmasına önem verilmeli ve projelerde kullanımı tercih edilmelidir. Bu yörelerde hem doğallığı hemde modern yaşam tarzını ve çevreciliği doğal estetiklik ile birleştirerek harikulade projelerin geliştirilmesi turizme kesinlikle katkı sağlayacağı düşünülmelidir. Türkiye' de İç Anadolu Bölgesinde yaygın olarak bulunan andezit oluşumları önemli bir yer tutmaktadır. Andezitler kaldırım, bordür, parke taşı, kaplama taşları (yaya yolları, park ve bahçe düzenlemeleri v.b.), merdiven basamakları, istinat duvarları, çeşitli profiller (harpuşta, takoz), tarihi bina ve alanların restorasyonu, kent mobilyaları (Oturma grupları, çiçeklik, çöp kutuları v.b.) ve mezar taşları olarak kullanılmaktadır.

Andezitler homojen, solmayan, renkleri ve cilasız, silinmiş, çekiçlenmiş veya kaba yontulmuş yüzey biçimleri ile son on yılda yurtiçi ve yurtdışı doğal taş kullanıcılarının tercihi olan "rustik" tarz, tarihi dokuyu anımsama, pastel ve dingin renk formatıyla birebir uyuşmaktadır. Bu özelliğine atmosferin bozuşturma tesirlerine karşı dayanıklılığı ve ısı-ses izolasyonu sağlama özellikleri eklenince bir çok projede kaplama taş olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bir örnek olarak Ankara' da bugüne kadar 100 km uzunluğunda andezit bordür ve 300 000 m2' yi aşan andezit kaldırım taşı döşenmiştir. Bu tercihin en önemli sebepleri arasında yapay beton bordür ve döşemelerin 4-5 yıl gibi süre içersinde atmosferik koşullardan etkilenerek dağılması ve bozulmasının yanı sıra çok sık olarak tamir ihtiyacı gösterilebilir. Halbuki andezit bordür ve kaldırım taşları 60 - 70 yıl süreyle bozulmadan kullanılabilmektedir. Bu nedenle yaya trafiğinin yoğun bölgelerinde andezit gibi dayanıklı doğal yapı taşlarının kullanımı geçen birkaç yıl içinde önemi ve özellikleri anlaşılarak pek çok şehrimizde kullanılmaya başlanmıştır. Andezit doğal yapı taşı ürünlerini kullanan iller arasında Ankara, İstanbul, İzmir, Afyon, Konya, Uşak, Çanakkale sayılabilir. Belediyelerin doğal taşlara yönelmesi ile andezit tüketiminin halen tahmini 500 000 m2/yıl dan önümüzdeki yıllarda iki misline çıkması beklenmektedir.

Türkiye'de bazalt tüketimi çok yaygın olmamakla birlikte potansiyel açısından önemli bir parke taşıdır. Özellikle İzmir Bölgesi Aliağa - Çaltıdere Köyü civarında üretilen bazalt parke taşlarının (zar taşları) büyük kısmı yurt dışına ihraç edilmektedir. Bazalt parke taşları özellikle yol, kaldırım, park ve meydanlarda aşınmaya karşı yüksek mukavemete sahip oldukları için döşeme amaçlı olarak kullanılmaktadır. Koyu siyah renkli bazalt parke taşları diğer taşlardan üretilen parke taşları ile desen oluşturacak şekilde yaygın olarak kullanılmaktadır. Nispeten büyük blok olarak elde edilen yada sökülen bazaltlar dekoratif amaçlı olarak piyasaya verilmektedir. Yoğun olarak granitlerden de özellikle İzmir Bergama, Kozak Aşağıcuma ocakları, Balıkesir, Erdek Ocaklar Köyü ocakları, Eskişehir, Sivrihisar Koçaş Köyü ocakları parke taşı olarak üretim yapmaktadır. Üretim hem yurtdışı hem de yurtiçinde tüketilmektedir. Tüketim daha çok döşeme amaçlı olarak parke, bordür, yaya kaldırımı, park ve bahçe düzenlemelerinde kullanılmaktadır. Benzer şekilde Ülkemiz de üretilen kum taşları, zar taşı olarak tüketildiği gibi değişik boyutlarda da döşeme ve mimari amaçlı olarak park ve bahçeler de kullanılmaktadır.

Arduvaz yada sleyt olarak da bilinen kayağan taşı bileşimlerde ve değişik renklerde olmalarının yanı sıra kullanım alanları da oldukça geniştir. En çok yapı sektörü ve dekoratif amaçlı olarak çevre düzenlemelerinde kullanılmaktadır. Özellikle ABD 'de çatı kaplama malzemesi ve doğal dekoratif amaçlı yaygın olarak uygulanmaktadır. Bunların dışında arduvaz tozları dolgu malzemesi, çimentoya katkı malzemesi, ısı yalıtımlı uygulamalarda ve agrega olarak da tüketilmektedir. Bilhassa çatı kaplamalarında kullanılan arduvazların yüzyılı aşkın süre dayandığı belirtilmektedir. Avrupa ve Amerika'da yeşil, siyah ve gri-mavi renkli arduvazlar çatı kaplaması yönünde tercih edilmektedir. Arduvaz, zor aşınan ve atmosferik şartlardan etkilenmeyen özelliği nedeniyle taban döşemelerinin yanı sıra yapılarda ince kaplama malzemesi olarak kullanılmaktadır. Arduvazların artıkları ise endüstrinin bazı alanlarında katkı ve dolgu malzemesi olarak değerlendirilmektedir. Kuzey Avrupa'da, kaba kırılmış arduvazların bahçe yollarında döşeme amaçlı olarak kullanımı hayli popülerdir. Yukarıdaki tüketim alanlarına ilaveten mineral yünü elde etmede ve çatı kiremitlerini kaplamada da tüketilmektedir. Ülkemizde kayrak taşı olarak da bilinen arduvazların Muğla ve Bodrum yöresinde üretimi yapılmaktadır. Yurtdışına da satılan kayrak taşı, yurt içinde dekoratif amaçlı duvar kaplamaları, şömine barbekü, baca, fırın vb. ile yaya, araç yolları döşemelerinde, park ve düzenlemelerinde hem doğal olarak hem de ebatlanmış olarak kullanılmaktadır. Özellikle Akdeniz ve Ege Bölgesi turizm yörelerinde çevre düzenlemelerinde dekoratif amaçlı yoğun olarak kullanılmaktadır.

Ülkemizdeki üretilen volkanik tüfler 3-4 kata kadar yığma binaların taşıyıcı olarak duvarlarının oluşturulmasında, cami, minare gibi yapılarda tüketilmektedir. Bahçe duvarları, peysaj mimari çalışmalarda, yaya yolu, park bahçe düzenlemelerinde kullanılmaktadır. Kaplama amaçlı olarak, tuğla, perde beton ve briket duvarların kaplanmasında da kullanılmaktadır. Yapılarda ve bahçelerde değişik amaçlı olarak şömine, barbekü, çiçeklik ve heykel yapımında da tüketilmektedir. Yine çan taşı yada desenli yapı taşı olarak bilinen Riyolitik tüf türü olan yapı taşlarının üretimi yöredeki ocaklarda basit tekniklerle yapılarak inşaat sektörüne verilmektedir. Çoğunlukla turizm yörelerinde ve sahil kenarlarında, çan taşları, yapılara dekoratif amaçla kaplama olarak, şömine, barbekü gibi yerlerde tüketilmektedir. Yöredeki ocaklar iç talebe cevap vermekte zorlanmaktadır. Artık üretim küçük atölyelerde işlenerek vazo, küllük, kalemlik gibi süs eşyası yapımında değerlendirilmektedir ve özellikle de Almanya çok iyi bir pazar olarak yerini almaktadır.

Yapı taşlarının ocaklardan üretimi ve işlenmesi, üretilen taşın cinsine göre değişmektedir. Bazaltlardan üretilen yapı taşları açık işletme teknikleriyle ana kayaç kütlesinden üretilmektedir. Bazaltlar genellikle sütunlar halinde bir yapı verdiğinden bunlar basit tekniklerle ana kayaçtan ayrılarak alınabilmektedir. Ana kayaçtan sütun bazalt blokları çoğunlukla bir ekskavatör yardımıyla sökülmektedir. Sökülen irili ufaklı bazalt blokları damperli kamyonlarla işleme alanına getirilmektedir. İşleme alanına getirilen kütleler burada balyoz ve manivela yardımıyla, insan gücüne dayalı olarak kademe adı verilen şekle indirgenmektedir. Kademeden gelen bazaltlardan 2, 4 veya 6 parça zartaşı (parke taşı) üretilebilmektedir. Son işlem de kademeden gelen bazaltlar ucunda elmas bulunan küçük madırgalar (çekiçler) ile son boyutları verilmektedir. Kademeden zar taşına geçerken, çalışan işçiler hangi boyutu uygun görürse, taşı o boyuta indirmektedir. Bazaltlardan parke taşı yapımında ocak çalışması dışında fazla bir mekanize üretim sistemi bulunmamaktadır. Bir işçi ortalama olarak bir günde 250-300 adet zar taşı üretebilmektedir. Üretilen zar taşları stok sahasında biriktirilmektedir. Ayrıca doğal olarak ocaklardan çıkan düzgün ve uygun şekilli bazalt bloklar parçalanmamakta ve sütun olarak dekoratif amaçlı piyasaya sunulmaktadır. Aynı şekilde kum taşlarından da benzer şekilde üretim yapılmaktadır. Öncelikle açık ocaklardan blok üretimi delme ve kamalama tekniği ile bloklar elde edilmektedir. Kum taşı bazalt gibi sert ve kırılgan olmadığından balyozla kademe pozisyonuna getirmek mümkün değildir. Bu nedenle, kompresör yardımı ile değişik boylarda matkaplarla ve kamalarla kum taşları bölünerek çalışma alanında elmas uçlu madırgalar ile parke taşı yada döşeme taşı üretimi gerçekleştirilmektedir.

Granitlerden yapı taşı üretiminin ilk aşaması olan ocak çalışmaları genel olarak mermer ocaklarında yapılan işlemlere benzerdir. Açık işletmelerde genellikle iş makineleri olarak ekskavatör, kompresör ve değişik boylarda delme makine ve matkapları kullanılmaktadır. Ancak mermer işletmeleri daha büyük ve yoğun olurken yapı taşı amaçlı ocaklarda daha az sayıda işçi ile daha küçük ölçekte işler yapılmaktadır. Açık ocaklardan gelen blok granitler atölyelerde düzgün parçalara ayrılarak boyutları küçültülmektedir. Küçültme ve boyutlandırma işlemi, parke taşı ve kaldırım taşı üretimi için geliştirilen İtalyan menşeli "hidrolik taş kırma presi" yada "Pakon" adı verilen makinelerle yapılmaktadır. Bu makine bazaltları boyutlandırmaya uygun olamadığı için granitlerden parke üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Ülkemizin değişik yörelerinde üretilen tüflerin ise daha farklı teknolojik yöntemlerle üretimi söz konusudur. Tüflerdeki üretim doğrudan ana kayaçtan kesilerek elde edilmektedir. Ocakta kesim işi iki uzun ray üzerinde dairesel iki elmas disk kesici (biri yatay diğeri düşey) bulunan bir makine ile yapılmaktadır. Elde edilen kesilmiş bloklar ytong ve tuğlaya benzemektedir. Üretilen standart (15x20x40cm) ürünler duvar örme amaçlı olmaktadır. Tüfler cephe kaplama malzemesi için genellikle 5x10x40 cm ebatlarında da üretilmektedir. Değişik amaçlı ve istenilen boyutlarda da üretim söz konusudur.

Andezitlerde üretim yöntemleri daha gelişmiştir. Bunun sebebi bu konuda şirket bazında ve ciddi anlamda çalışmaların yanı sıra andezitlerin mermere benzer tarzda da işlenerek üretilebilmesi, çeşitlendirilmesi, özellikle de teknolojinin bu taşların üretiminde kullanılmasıdır. Desenli yap ıtaşı olarak adlandırılan Çan taşının üretimi yöredeki ocaklardan basit tekniklerle yapılmaktadır. Açık ocaklardan delme patlatma ile gevşetilen ve parçalanan tüvenan üretimden işçiler tarafından triyajla bol silisli ve renksiz kısımlar ayrılarak pasa sahasına verilmektedir. Bu ayırma işlemi sonucu üretimin yaklaşık %50 si pasa sahasına verilmektedir. Ocaklarda stok sahasında biriktirilen desenli ve renkli bloklar atölyelere, şekillendirmek ve boyutlandırmak için gönderilmektedir. Plaka şeklinde üretim, dairesel elmaslı testerelerde istenilen boyutlarda kesilip, biçilmek suretiyle elde elde edilmektedir. Bu blokların kesilmesi esnasında zaiyat artmaktadır. Zaiyatın artmasının en önemli nedeni açık ocaklarda delme ve patlatma ile üretim yapıldığından bloklarda ince çatlaklar oluşmaktadır.

İletişim Bilgileri

  • Adres: Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No:139 06800 Çankaya/ANKARA
  • Telefon: (0312) 201 10 00 Pbx
  • Faks      : (0312) 287 91 88
  • E-posta: mta@mta.gov.tr

              

Arama

Her Hakkı Saklıdır © MTA 2016
Anasayfa - Webmaster    Ziyaretçi Sayımız : 2.188.198

Bilimsel Dokümantasyon ve Tanıtma Dairesi