Metalik Madenler

KÜKÜRT

Kükürt, yeryüzünde %0.06-0.09 oranında bulunan, endüstriyel hammaddelere giren bir elementtir. Pratik olarak bütün bitkilerin ve hayvanların bünyelerinde bir miktar kükürt bulunur. Gerek tabiatta ve gerekse sanayide elementer kükürdün oluşum mekanizması H2S ve SO2 gazlarının oksitlenmesiyle elementer kükürdün çökelmesine dayanır.

Kükürdün rengi kanarya sarısı,bal sarısı veya yeşilimsi sarı olabilir. Bünyesinde mikrokristalen pirit içeren kükürt cevheri parlak koyu gri renklidir. 119°C'de ergidiği için en kolay tanıma usulü kibrit alevine tutmaktır. Alevde katran gibi eriyerek siyah damlacıklar halinde damlamaya başlar. Hafif açık mavi renkli alevi vardır ve çıkan SO2 gazı zehirlidir. H2S gazı da zehirli olup, zehirlenme gerçekleştikten sonra aniden düşüp bayılma görülür.Reçine parlaklığına sahiptir. Saf kükürt yarı şeffaftır. Kırılması pürüzlü ve konkoidaldır. Beyaz çizgi gösterir. Sertliği 1.5-2.5 arasında değişir.

Yoğunluğu 2.03- 2.06 gr/cm3'dür. Isı iletkenliği azdır, elektrik iletkenliği yoktur. Ancak nemli veya piritli ortamlarda elektrik iletkenliği yüksektir. Sürtünme ile negatif elektriklenir. Sıcak havalarda sürtünme ile için eriyerek hafif mavi alevle yanabilir. Röntgen ışınlarını geçirmez. Kristal şekli piramidal holoedridir,nadiren de rombik kristaller halinde bulunur. Optik karakteri pozitif ve çift kırması yüksektir.Adi sıcaklıkta elementer kükürt rombik kristaller halinde bulunur. Rombik kükürt ısıtılırsa 95,5°C'de monoklin kükürde döner. 95,5°C tranzisyon noktasıdır. Yani bu sıcaklığın altında rombik, üstünde monoklin kükürt vardır. Monoklin kükürt soğuyunca yavaş yavaş rombik kükürde döner. Monoklin kükürt 119°C' de ergiyerek sıvı hale geçtiğinden sadece 95.5°C-119°C'de arasında, mevcuttur. Kükürt, sulu eriyiklerden rombik sistemde ve magmatik, volkanik eriyiklerden monoklinik sistemde kristalleşir. Suda erimez ve süspansiyon halinde kalır. Petrolde az erir. Amorf modifikasyonları hariç değer çeşitleri karbon sülfür içinde erir.

Kimyasal sembolü S'dir. Atom ağırlığı 16'dır. Kimyasal bileşiklerde -2'den + 6 ya kadar değerler alır ve oksijen gibi özellikle metallerde hemen reaksiyona girer. Asal gazların ve azotun dışında birçok elementle birleşir. 270°C de yanar 444°C' de kaynar.Kükürt buharları kaynama noktasında S8 molüküllerinden ibarettir. Sıcaklık yükseldikce S6, S4 ve 650°C'den sonra da S2 moleküllerine dönerler. Kükürt, tarımsal bitkilerin besin kalitesini tayin eden birkaç parametre ile ilgili proteinlerin, glukosinolatların ve diğer bileşiklerin bir bileşeni olarak birincil ve ikincil bitki metabolizmasında önemli rol oynamaktadır. Aynı zamanda azotlu gübrelerin etkenliğini artırmakta ve yeraltı suyuna nitrat sızıntısını azaltmaktadır. Tahıllar için 17-34 kg/hektar, baklagiller için 44-56 kg/hektar elementer granül kükürt gübrelemesi tavsiye edilmiştir (Sulphur, 1999, January-February). 

Dünya kükürt kaynaklarının çok az bir kısmı yoğunlaşarak ekonomik madencilik ve işletmeye uygun rezervler oluşturmaktadır. Bu rezervlerin maden işletmeleriyle ve frash yöntemleriyle işletilmesi; kükürdün petrol ve doğal gaz rafinerilerinde yan ürün olarak üretilmesinden daha pahalıya mal olmaktadır. Element halinde bulunduğu gibi, birçok elementle birleşerek sülfürler, sülfatlar ve organik bileşikler halinde, tortul, metamorfik ve volkanik kayaçlarda ve bütün fosil yakıtlarında bulunmaktadır. Tiplerine göre kükürt kaynakları şöyle sınıflandırılmaktadır.

Köklerine göre doğal kükürt yatakları üç ana bölüme ayrılır:

  1. Sedimenter kükürt yatakları: Jipslerle aratabakalı veya jipsler bünyesinde yeralırlar. Hidrokarbonlarla kontakt halinde olan jipslerde kükürt bakterilerinin faaliyetiyle jipslerin biokimyasal bozuşmasından meydana gelir. Tuz domları jips örtü kayaçları bünyesinde de sedimenter kükürt yatakları bulunabilir.
  2. Volkanik kükürt yatakları: Poröz ve çatlaklı volkanik ana kayaç bünyesinde metal sülfitlerle beraber yer alır. Cevher yatakları masif ve kütleseldir. Merkezden dışa doğru kükürt cevheri etrafında piritli, opalli, killi zonlaşmalar görülür. Volkanik H2S ve SO2 gazları yeryüzüne faylarla çıktığı taktirde yüzeyde kükürt empregnasyonları, süblümasyonları ve kabukları oluşturur.
  3. Hidrotermal kükürt yatakları: Kükürt çiçekleri, çatlak dolguları ve serpili kristaller halindedir. Doğada küresel veya böbreğimsi, fay ve çatlak duvarları üzerinde örtü olarak ve toz kükürt çiçekleri şeklinde, çatlak dolgusu halinde bulunur. Fayların kesiştiği yörelerde kükürt miktarı ve etrafındaki alterasyon artar.

 

İletişim Bilgileri

  • Adres: Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No:139 06800 Çankaya/ANKARA
  • Telefon: (0312) 201 10 00 Pbx
  • Faks      : (0312) 287 91 88
  • E-posta: mta@mta.gov.tr

              

Arama

Her Hakkı Saklıdır © MTA 2016
Anasayfa - Webmaster    Ziyaretçi Sayımız : 2.173.888

Bilimsel Dokümantasyon ve Tanıtma Dairesi