Paleontoloji Birimi

Müzemizin giriş katında Güneş ve Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin orantılı modelleri ile uzaya yolculuk yaptıktan sonra birinci kata çıkarken Dünya’nın oluşumundan itibaren 4,5 milyar yıl boyunca yaşamın nasıl bir değişim gösterdiğini, her jeolojik devirde ortaya çıkan canlı çeşitliliğini göreceksiniz. Birinci katta ise tüm bu jeolojik devirler boyunca canlıların evrimsel süreçlerini temsil eden ve kıtaların bugünkü konumlarına nasıl geldiklerini ve levha hareketlerini kanıtlayan fosil örnekleri sizleri bekliyor.

Bir hücrelilerden gelişmiş eklembacaklılara kadar büyük bir çeşitlilik gösteren omurgasız hayvanlara ait çok sayıda fosil birinci katta sergilenmektedir. Yaklaşık 185 milyon yıl öncesine ait ve Ankara çevresinden bulunmuş olan, günümüz mürekkep balıklarının yakın akrabası dev ammonit Lytoceras müzemizde sergilenen önemli fosillerindendir. Lytoceras gibi denizel canlılara ait fosiller bize geçmişte bu bölgelerin denizler altında olduğunu kanıtlamaktadır.

Dev ammonit (Lytoceras)

Omurgalılar Bölümü’nde daha çok memeli gruplarına ait fosiller bulunmakla birlikte balık, iki yaşamlı, sürüngen ve kuşlara ait fosiller de sergilenmektedir. 299 – 270 milyon yıl öncesine ait ve Güney Amerika’da bulunmuş olan sucul sürüngen Mesosaurus brasiliensis bize geçmişte kıtaların konumları hakkında önemli bilgiler vermektedir.

Temel memeli grupları ayrı ayrı vitrinlerde çok sayıda fosille sergilenerek ziyaretçilere geçmişteki yaşamı göstermektedir. Bu vitrinlerde büyük kısmı ülkemizden olmak üzere çok sayıda gergedan, zürafa, etçiller ve hortumlu memeliler gibi bugün ülkemizde yaşamayan hayvanlara ait fosiller bulunmaktadır.

Müzenin en önemli örneklerinden biri olan Baluchitherium’a ait fosiller de birinci katta sergilenmektedir. Şimdiye kadar bilinen gelmiş geçmiş en büyük kara memelisi olan ve yaklaşık 25 milyon yıl önce yaşamış bu dev gergedana ait fosiller ülkemizde ilk kez Tabiat Tarihi Müzesi projesi ile bulunmuş ve az sayıda örnek teşhirde sergilenmektedir. Buluntuların büyük kısmı koleksiyonda yer almaktadır.Projelerimizi görüntülemek için tıklayınız.

Birinci katın orta kısmı dinozorlara ayrılmıştır. Bu bölümde 150-155 milyon yıl öncesine ait etçil dinozor Allosaurus fragilis’e ait kalıp iskelet ve bu iskeletin giydirilmiş modeliyle birlikte 154 milyon yıl öncesine ait dev otçul Brachiosaurus ve 67-65,5 milyon yıl öncesine ait dev etçil dinozor T.rex’in (Tyrannosaurus rex) kafa kalıpları sergilenmektedir.

Paris Ulusal Tabiat Tarihi Müzesi tarafından hediye edilmiş olan T. rex’e ait kafatası kalıbının orijinali, 1902 yılında A.B.D.’nin Montana Eyaleti’nde yer alan Hell Creek Vadisi’nde bulunan ve şu an Amerikan Tabiat Tarihi Müzesi’nde sergilenen ilk T. rex iskeletine aittir.

Dinozorların hemen yanında bulunan filler ve balinalarbölümünde günümüzden yaklaşık 3500 yıl öncesine ait ve Kahramanmaraş’ta bulunmuş, günümüz Asya filinin eski temsilcilerinden olan Maraş filine (diğer isimleriyle Antik fil, Suriye fili – Elephas maximus asurus) ait iskelet ve kafatası bulunmaktadır. Bu örneklerle aslında çok yakın bir geçmişte Anadolu’da fillerin yaşamış olduğunu görüyoruz. Yine bu bölümde bulunan ve 2002 yılında Adana-Yumurtalık sahiline vuran uzun balinaya ait iskelet, Akdeniz’de yaşayan memeliler hakkında bize bilgi vermektedir.

Koleksiyonlar

Tabiat Tarihi Müzesi, teşhirde yer alan fosiller dışında yaklaşık 100.000 fosilin bulunduğu büyük bir koleksiyona sahiptir. Bu koleksiyonda MTA’nın kuruluşundan günümüze kadar yapılmış olan çalışmalarından elde edilen omurgasız ve omurgalı hayvanların ve bitkilerin fosilleri bulunmaktadır. Ülkemizin çok çeşitli bölgelerinden bulunmuş olan bu fosiller arasında bugün yerleşim bölgesi olarak kullanılan alanlardan da fosiller mevcuttur. Özellikle Neojen dönem omurgalı fosilleri açısından zengin olan koleksiyonda  Akkaşdağı, Sinap gibi önemli lokalitelere ait fosiller bulunmaktadır. Ayrıca Dünya’da sınırlı sayıda bulunan Baluchitherium’a ait ülkemizden bulunan fosiller de koleksiyonda yer almaktadır.

Her Hakkı Saklıdır © MTA 2012
Tasarım: BDT Dairesi