|
Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan
sonra, kalkınma çabaları içerisinde madencilik konusu da ele alınmış, yeraltı
kaynaklarımızın devlet eliyle çıkarılması ve değerlendirilmesi amacıyla, 1933
yılında Ekonomi Bakanlığı'na bağlı "Petrol Arama ve İşletme" ile "Altın
Arama ve İşletme İdaresi" adıyla iki bağımsız kurum kurulmuştur.
Daha sonra madenlerimizin
gerekli jeoloji ve madencilik yöntemleriyle sistemli olarak araştırılması ve işletilmesi
amacıyla 22 Haziran 1935 tarihinde 2804 sayılı yasayla Maden
Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur. Enstitü,
kuruluş kanununa göre; yurdumuzun maden ve taş ocakları kaynaklarını aramak, bulmak
ve işletmeye uygun olup olmadığını tespit amacıyla gerekli etütleri, kimyasal
ve teknolojik analizleri yapmak ve sektöre mühendis, yardımcı personel ve kalifiye
işçi yetiştirmekle görevlendirilmiştir. MTA
Enstitüsü önce Ankara Adliye Sarayı karşısında bir apartman katında, herbiri birkaç
personelden oluşan Muhasebe, Laboratuvar, Kömür, Petrol ve Diğer Metaller olmak
üzere beş üniteli küçük bir kuruluş olarak göreve başlamış bir süre sonra da Akköprü
Tesislerine taşınmıştır. 1939
yılına kadar Metal, Kömür ve Petrol grupları olarak çalışmalarını sürdürmüştür.
Daha sonra bu grupların harita, çizim, fotoğraf ve atölye işlerini yapmak üzere,
Yardımcı Teknik İşler Kısmı (YTİK) kurulmuştur. Bir süre sonra bu grup, bazı jeolog
ve prospektörler bu kısımda görevlendirilerek, Saha Araştırma ve Mesaha (SAM)
grubu haline getirilmiştir. Metal ve Kömür Grupları da Maden Arama Grubu (MAG)
altında toplanarak arama ve etüt işlerini yapmıştır. 1940
yılında Enstitü yeni bir gelişme ile Jeoloji Etütler ve Prospeksiyon (JEP) ile
Tahlil ve Tecrübe Laboratuvarları (TTL) ihtisas şubelerini de bünyesine alarak
genişlemiştir. SAM
Grubunda jeoloji ve prospeksiyon yerine sondajlı çalışmalar önem kazanmış, yarma
çalışmalarında bu gruba verilerek Teknik Ameliyat Grubu kurulmuştur.Daha sonra
1951 de Maden Etüt Şubesi, 1954 te de Jeoloji Şubesi kurulmuştur.
MTA Enstitüsünün hızlı gelişimi
karşısında Akköprü Tesisleri de ihtiyacı karşılayamamış, 1967 yılında bugünkü
yeri olan Balgat Kampüsü'ne taşınmıştır. Maden Etüt Şubesi'nde
bulunan servisler ise ayrı şubeler haline getirilmiştir (Jeofizik Şubesi, Radyoaktif
Mineraller ve Kömür Şubesi, Endüstriyel Hammaddeler Şubesi). Aynı zamanda Jeoloji
Şubesi bünyesinden Petrol ve Jeotermal Enerji Şubesi, TTL şubesinden ise Teknoloji
Şubesi ayrılmıştır. 1969 yılında Plan ve Proje Şubesi, 1972 yılında Makina ve
İkmal Şubesi kurulmuştur. Şubeler, 31 Haziran 1976 tarih 7/11801 sayılı kararname
ile Daire Başkanlıkları haline getirilmiştir. Aynı kararname ile Fizibilite Etütleri
ünitesi Plan ve Koordinasyon Dairesinden ayrılarak Daire Başkanlığı haline getirilmiştir.
Ayrıca arazi çalışmalarının daha verimli olmasını sağlamak amacıyla bugün sayıları
12'e ulaşan Bölge Müdürlükleri kurulmuştur. Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Genel
Direktörlüğü'nün adı, 13.12.1983 tarih ve 186 sayılı KHK'nin geçici 5 inci maddesiyle
'' Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'' olarak değiştirilmektedir.
MTA
ülkenin her yerinde etüt yapmıştır. Bu çalışmalar sırasında birçok yeni maden
yatakları bulunmuş, bilinen maden yataklarına yeni rezervler ilave edilerek yatakların
gelişmesi sağlanmıştır. Bu çalışmalarıyla MTA Türkiye ekonomisine
ve yerbilimlerine büyük katkılarda bulunmuştur. 1935-1950
yıllarında öncelikle ülkenin temel ihtiyacı olan petrol konusu ele alınmış Trakya,
İskenderun, Adana ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sondajlı etütler yapılmıştır.
Raman ve Garzan bölgelerinde petrol bulunarak rezervleri
tesbit edilmiştir. Daha sonra Batman'da günlük kapasitesi 6250 varil olan rafineri
inşasını gerçekleştirmek üzere Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın kurulması
sağlanmıştır. Bu dönemde MTA' lılar çalışmalarını çok zor koşullar
altında yapmıştır. İlk yıllarda yolların yetersiz olması nedeniyle ulaşımda binek
hayvanları kullanılmış, çadırlarda ve köy evlerinde
kalınmıştır. Daha sonraki yıllarda, ülkenin her tarafında maden aramacılığına
devam edilmiş, bugün kurulu bulunan birçok sanayi tesisinin temel girdisi olan
hammadde kaynakları MTA'nın özverili çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılmıştır.
Dünya çapında rekabet gücüne erişmiş olan Demir-Çelik, Alüminyum, Ferro-Krom,
Cam Seramik, Kağıt, Çimento vb. sanayilerimizin temel girdileri olan hammaddelerin
tamamına yakınının aranmasında, bulunmasında ve etütlerinin yapılmasında MTA'nın
katkısı olmuştur. Maden
aramacılığının yanısıra kuruluşundan başlayarak ülke jeolojisinin ortaya konulmasında
önderlik etmiş; ikinci bir okul olarak, ilgili bölümlerden mezun olan yerbilimcilerin
gelişmelerine yardımcı olmuştur. -MTA
madencilik çalışmaları yanında sosyal bir kurum olarak da Cumhuriyetimizin gelişmesinde
önemli katkılarda bulunmuştur. Bilgi, kültür ve ülke imkanlarını bir bölgeden
başka bir bölgeye taşıyarak toplumun kaynaşmasına öncülük etmiştir.
-Köylülerle olan ilişkilerde onlara, madenciliğin ülke kalkınmasında
önemi anlatılmış ve maden sevgisi aşılanmıştır.
-Köylüler şantiyelerde çalıştırılmış,
onlara geçicide olsa iş imkanı sağlanmıştır.
-Şantiye ihtiyacı için köylüden yapılan alışverişler nedeniyle köylü
kendi ihtiyacından fazlasını üretmeye başlamıştır.
-Su çıkan arama sondajları iş bitiminde teçhiz edilerek birçok yörenin
içme suyu ihtiyacı karşılanmıştır.
-Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde okulların açılmasında
katkı sağlanmış, yolları yapılmış, MTA mensupları mesai dışındaki
zamanlarında bu okullarda eğitmen olarak görev yapmıştır.
-Çalışmalar esnasında yılan-akrep sokmaları ve değişik sağlık sorunlarıyla
karşılaşan yöre halkına revirlerde bakılmış ve ilaçları temin edilmiştir.
-Bir bölgedeki çalışmalar tamamlandıktan sonra mevcut hizmet binaları
eğitim ve sağlık kuruluşlarına hibe olarak devredilmiştir.
1935 yılında bir apartman katında 38 kişiyle kurulan MTA Genel Müdürlüğü
bugün, kuruluş amacına yönelik hizmetleri yerine getirebilecek çok
sayıda yetişmiş eleman ile büyük bir iş makinaları
parkı ve laboratuvar imkanlarına sahip olarak ülkemize hizmete
devam etmektedir.
<<başa
dön
|