| Cumhuriyetin
daha ilk yıllarında madencilik eğitimine el atılmıştır. Zonguldak'ta orta ve yüksek
dereceli teknik okullar açılmış ve yurt dışına maden mühendisliği eğitimi için
öğrenciler gönderilmiştir. 1924 yılında kurulan Sanayi ve Maadin Bankası, 03 Haziran
1933'de Sümerbank şekline dönüştürülmüştür. 1934 yılında Sümerbank ve İş Bankası
ortaklığıyla Keçiborlu Kükürtleri işletmeye alınmıştır. Daha sonraları Karabük
Demir Çelik Fabrikasının kurulmasıyla görevlendirilen Sümerbank yakın zamanlara
kadar önemli madencilik kuruluşlarımızdan birisi olmuştur. Mezopotamya uygarlığını
kuran Sümerlerin ismini taşıyan bu kuruluş, MTA tarafından bulunup Etibank tarafından
işletilen madenleri, kuracağı fabrikalarda değerlendirilecek şekilde düşünülmüştü.
Aynı yıllarda İktisat Vekaletine bağlı olarak Petrol Arama ve İşletme İdaresi
ile Altın Arama ve İşletme İdaresi kurulmuş, diğer madenler için de bir jeoloji
enstitüsü projesi hazırlanmıştır. Bu sıralarda toplanan madencilik şuralarında
alınan kararlarla bu üç kuruluş bir çatı altında toplanarak 22 Haziran 1935 tarihli
ve 2804 Sayılı Kanunla Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur.
70
yıl önce kabul edilen ve günümüze kadar birçok politika değişikliklerine rağmen
2804 sayılı Kanun günümüzde önemini hala korumaktadır. MTA Genel Müdürlüğü'nün
görevleri 2804 Sayılı Kanunun 2.maddesinde "Ülkemizde işletmeye elverişli
maden ve taşocağı sahalarının bulunup bulunmadığını, işletilen maden ve taş ocaklarının
daha faydalı şekilde işletilme koşullarını araştırmak, ve buna yönelik arama işlemleri,
bilimsel, jeolojik ve teknolojik tetkikleri yapmak, harita, plan ve kesitler hazırlamak,
proje, fen raporları ve karlılık hesapları yapmak ve madencilik sektörüne kalifiye
eleman yetiştirmek" olarak belirtilmiştir. Maden aramacılığı, madenciliğin
kapısını aralayan ve sürdürülebilirliğini sağlayan en önemli faaliyettir. Yüksek
risk, arama yatırımlarının en belirgin özelliğidir. Riski kabul edilebilir düzeye
düşürebilmenin ve maden aramayı defineciliğe dönüştürmekten kurtarmanın tek yolu
bilimselliğe dayanan yöntemleri kullanmaktadır. Karmaşık jeolojik yapısı nedeniyle
arama problemleri zor olan ülkemizde bilimselliğin önemi daha da büyüktür.
Anadolu'da madencilik ve maden aramacılığı binlerce yıl öncesine dayanmasına
rağmen bilimsel ve sistemli maden aramacılığı 1935'de MTA Genel Müdürlüğü'nün
kurulmasıyla başlamıştır. MTA, kuruluşundan bu yana geçen 70 yıllık sürede ülkemizin
jeolojik yapısının belirlenmesi ve buna dayalı olarak maden potansiyelinin açığa
çıkarılması için büyük hizmetler yapmıştır. Günümüze kadar yaklaşık 1.5 milyon
m. linyit, 310 bin m. taşkömürü, 725 bin m. metalik madenler, 280 bin m. endüstriyel
hammadde, 380 bin m. uranyum ve toryum, 140 bin m. petrol, 250 bin m. jeotermal
için olmak üzere toplam 4 milyon m.'ye yaklaşan sondaj yapılmıştır. Ülkemizin
bilinen tüm maden yataklarının hemen hemen hepsinin ilk bulunuşlarında ya da rezervlerinin
arttırılmasında MTA'nın katkıları vardır. Demir çelik, ferro krom, bakır, alüminyum,
krom kimyasalları, bor ürünleri, seramik, cam, çimento gibi ülkemizde birçok madene
dayalı sanayinin kurulması ve geliştirilmesi, MTA'nın bulduğu ya da bulunmalarına
destek verdiği maden rezervleri sayesinde mümkün olmuştur. Ülkemizin ilk bulunan
petrol sahaları olan Raman ve 1954'te bulunan Garzan petrol sahaları MTA tarafından
bulunmuştur. Ülkemiz için en önemli alternatif enerji kaynaklarından
biri de jeotermal kaynaklar için 1962 yılından beri sürdürülen sistematik araştırmalar
sonucunda 170 adet jeotermal sahanın varlığı ortaya konmuştur. Ülkemizin teorik
jeotermal potansiyeli 31500 MWt olup bunun 3190 MWt'lik kısmı görünür hale getirilmiştir.
MTA Genel Müdürlüğü, çeşitli alanlarda uzmanlaşmış deneyimli insan gücü, gelişmiş
makina parkı ve çok amaçlı laboratuvar imkanları ile üstlendiği görevleri en iyi
şekilde yerine getirmeye çalışmaktadır. Maden yatakları ve arama konularında dünyadaki
gelişmeleri yakından takip etmekte ve teknolojisini sürekli yenilemektedir. MTA
bugün uzaktan algılama dahil, en ileri teknolojiye ve bu teknolojileri etkin biçimde
kullanabilen teknik kadrolara sahip bir kuruluştur. Madenciliğin önemli bir alt
yapı bilgileri deposu olan Derleme servisindeki 11000'e yakın raporun dijital
ortama aktarılarak madencilik sektörünün hizmetine sunulmakta olup çalışmalar
devam etmektedir. MTA
Genel Müdürlüğü, - Ülkemiz jeolojisinin
sunduğu imkan ve avantajları - Madenciliğe
dayalı sanayi tesislerimizin artan ve çeşitlenen ihtiyaçlarını, -
Arz ve talep yapısındaki değişmeleri (iç ve dış pazarlardaki gelişmeleri),
- Teknolojik ilerlemeleri, -
Maden ve maden ürünleri ithalat ve ihracatındaki gelişmeleri, Göz
önüne alarak zaman zaman yenilediği önceliklerine göre, yönlendirdiği arama projelerini
gerçekleştirmektedir. MTA teknoloji araştırmaları kapsamında da cevher zenginleştirme
ve malzeme geliştirme çalışmaları yapmaktadır. Kaya ve Zemin Mekaniği Test Merkezi,
madencilik jeotekniği konusunda gelişmiş merkezlerin başında gelmektedir.
MTA Genel Müdürlüğü maden arama çalışmalarını 2804 sayılı Kuruluş Kanunu ve 3213
sayılı maden Kanunu'na göre yapmaktadır. 5177 sayılı Kanunla değiştirilen 3213
sayılı Kanunun 47.maddesine göre MTA'ya özel kişi ve kuruluş ruhsatları da dahil
olmak üzere geniş alanlarda araştırma ve arama yapabilme hakkı sağlanmıştır. MTA
ülke madenciliğinin hizmetinde olup işletme hakkı olmaması nedeniyle hiçbir zaman
özel sektöre rakip olmamıştır. MTA kendi adına yürüttüğü arama ve araştırma projeleri
neticesinde ekonomik değerleri olan sahaların ülke ekonomisine kazandırılması
için Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne devredilmektedir. Ruhsat sahalarından üretilen
madenlerden alınacak devlet hakkı, 5177 sayılı Maden Kanunu'na göre ocak başı
satış tutarının % 2 - 4 değerleri arasında değişen oranlarda alınmaktadır.Bu tip
çalışmalar dışında MTA Genel Müdürlüğü tip mukaveleli ve ücretli etütler ile özel
madencilerimize de destek vermektedir. MTA Genel Müdürlüğü maden yataklarını
keşfederek ülke ekonomisine sunmaktan gurur duyacaktır <<başa
dön
|