| MADEN
TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN 12
KASIM 1999 DÜZCE DEPREMİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI
12
Kasım 1999 Cuma günü saat 18.58'de, merkez üssü Düzce olan 7.2 büyüklüğünde yıkıcı
bir deprem olmuştur. Deprem Akyazı-Bolu tüneli arasında D-B yönünde, Kuzey Anadolu
Fayı’na paralel olarak uzanan Düzce fayının hareketi sonucunda meydana gelmiştir.
Bu depremde, esas olarak, en batı bölümündeki 30 km.lik segmenti 17 Ağustos 1999
depremi sırasında kırılan Düzce Fayının 40 km. uzunluktaki doğu bölümünün kırıldığı
anlaşılmaktadır. Henüz saha incelemesi yapılmamış olmasına rağmen, 12 Kasım 1999
depreminde bu fayın 17 Ağustos 1999 depremde kırılan batı kesiminin yeniden hareketlendiği
sanılmaktadır. Düzce fayının
aktif bir fay olduğu MTA Genel Müdürlüğü'ne mensup araştırmacıların uzun bir araştırma
projesi sonucunda 1987 yılında yazdıkları “Türkiye’nin Diri Fayları ve Depremsellikleri”
başlıklı raporda ve 1992 yılında yayımlanan “Türkiye Diri Fay Haritası”nda belirtilmiştir.
Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Makamı’nın talimatları doğrultusunda TÜBİTAK’ın koordinasyonu
ile, 17 Ağustos 1999 depremi sonrası depremin etkilediği alanlarda yeni yerleşme
bölgelerini belirlemek amacıyla planlanan çalışmalarda, üniversite ve kuruluşlar
arasında yapılan işbölümüne uygun olarak MTA Genel Müdürlüğü ve Ankara Üniversitesi
Fen Fakültesi tarafından ortak bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma
kapsamında MTA'lı araştırmacıların arazi gözlemleri esas alınarak hazırlanan kırık
haritasından elde edilen bulgulara dayalı olarak yazılan raporda, 17 Ağustos
1999 depreminin Düzce fayının doğu bölümüne stress transfer ettiği ve fayın 40
km. uzunluktaki bu doğu bölümünde ve ayrıca Hendek fayında yakın gelecekte yıkıcı
deprem olabileceği uyarısında bulunulmuştur. Bu rapor depremden iki gün önce ilgili
bakanlıklara teslim edilmiş, fakat maalesef rapordaki önerilerin uygulamaya geçirilemeyeceği
kadar kısa bir süre içinde deprem gerçekleşmiştir.
12 Kasım 1999 Düzce depremi, Kuzey Anadolu Fayı üzerinde batıya doğru göç eden
depremlerin doğuya yönlendiği şeklinde değil, göç sırasında kırılmamış bir fayın
beklenenden geç kırılması ile enerjisini boşalttığı şeklinde yorumlanmalıdır.
Genel Müdürlüğümüze mensup araştırmacılar
deprem alanında jeolojik-jeomorfolojik gözlemler yapmak, heyelan alanlarında çalışmalar
yapmak ve kurtarma amaçlı çalışmalara katılmak üzere üç ayrı ekip halinde deprem
bölgesine hareket etmişlerdir. Bu ekiplerin ön değerlendirme sonuçları birkaç
gün içerisinde rapor edilecek ve bu sonuçlara göre ayrıntılı çalışma programı
düzenlenecektir.
|